AO Travma Türkiye
AO (Arbeitsgemeinschaft für Osteosynthesefragen) ilkelerinin Türkiye’ye girişi, ülkemizde ortopedi ve travmatoloji pratiğinin modernleşmesindeki en kritik dönüm noktalarından biridir.
Tarihsel Yolculuk: İzmir’den Türkiye’ye
Türkiye’de AO süreci, kişisel girişimlerin kurumsal bir vizyona dönüşmesiyle başlamıştır:
AO Türkiye’nin Temel Özellikleri ve Yapısı
Bugün AO Travma Türkiye adı altında faaliyet gösteren organizasyon, şeffaf ve karşılıklı güvene dayalı yapısıyla saygın bir bilimsel odak noktasıdır. AO Türkiye; Temel (Basic), İleri (Advanced), Masters (Ustalar), Ameliyathane personeli için travma kursu (ORP) düzeyindeki kursları her yıl düzenli olarak gerçekleştirmektedir.1
Küresel Entegrasyon
AO Türkiye, sadece bir eğitim alıcısı değil, aynı zamanda küresel AO Vakfı’nın yönetiminde söz sahibi olan stratejik bir paydaştır. Türk cerrahlar, Amsterdam’dan Riga’ya kadar uzanan uluslararası kurullarda (Trustee) görev alarak dünya genelindeki tedavi standartlarının belirlenmesine katkı sağlamaktadır.
AO dünyasına temel kursu alarak adım atan ve AO ruhu ile tanışan, bu organizasyonun bir parçası olmak tutkusu taşıyan her yaştaki hekimlere AO’nun kapıları sonuna kadar açıktır. İleri kurs, masters kursu gibi eğitim kurslarının ardından alınacak “Tips for Trainers” (Eğiticilerin Eğitimi) ya da yeni adıyla “FEP – Faculty Education Program” (Eğitici Eğitim Sertifika Programı) ile AO Türkiye’nin eğitmen kadrosuna katılmak mümkündür.
Saydam, herkese eşit mesafede, çalışma, bilgi, liyakat temelli, ilerlemeye açık ve toplum yararına hizmet veren bir eğitim okulu olarak AO Türkiye, bu ruhu hisseden meslektaşlarını AO ailesi içinde görmekten mutluluk duyar.
AO Türkiye, Hakkı Sur’un 1985’te yaktığı bilim meşalesini, bugün binlerce üyesi ve en son teknolojiyle donatılmış eğitim programlarıyla geleceğe taşımaya devam etmektedir.